Ülkemizde birçok genci tuzağına düşürerek çok büyük miktarda haksız kazanç sağlayan Hong Kong menşeli Quest şirketinin sahte bir saadet zinciri olduğu ortaya çıktı. İnternet üzerinden zenginlik vaat eden Hong Konglu quest.net sitesinin ABD başta olmak üzere İran, Arnavutluk, Sri Lanka, Malezya, Endonezya ve Afganistan'da yasaklandığı belirtiliyor.
Cihan muhabirinin Hong Kong'da
yaptığı incelemeye göre, bir tabela şirketi olan Quest, Hong Kong gibi yasal
düzenlemelere çok dikkat eden bir ülkede lüks ve ayrıcalıklı ürünler sattığını
öne sürerek birçok insanı dolandıran bir kuruluş. ABD ve Hindistan gibi büyük
ülkelerde de faaliyet gösteren Quest, özellikle Kamboçya, Sri Lanka, Bangladeş,
Afganistan, İran, Malezya, Endonezya ve Nepal gibi fakir ülkeleri hedef seçmiş.
Quest şirketinin Türkiye'deki
yapılanması, buz dağının sadece görünen yüzü. Aynı firma Nepal'de bir oluşum
içine girerek yaklaşık 15 bin kişiyi dolandırmış. Birçok fakir genç
kandırıldığını öğrenince iş işten çoktan geçmiş. Sri Lanka'da ise özellikle de
köy ve kasaba kesimlerinden 3 bin ile 5 bin genç kandırılmış. Mağdurlar
paralarını geri alamamış; ama firma ülkede yasaklanmış.
ÖZELLİKLE FAKİR ASYA ÜLKELERİ
HEDEF SEÇİLİYOR
ABD ve Hindistan gibi büyük
ülkelerde de faaliyet gösteren Quest, özellikle Kamboçya, Sri Lanka, Bangladeş,
Afganistan, İran, Malezya, Endonezya ve Nepal gibi fakir ülkeleri hedef seçmiş.
Bu gibi ülkelerde politikacı ve iş adamlarına görkemli partiler veren ve bu
sayede tanınmayı başaran firma, Sri Lanka'da bazı politikacılara Monaco'da
bedava tatil imkanı sunarak fakir insanların gözünü boyamış.
Nabza göre şerbet veren firma
özellikle Hindistan'da yaygın bir inanış olan Hinduizm'deki fil başlı tanrı
Pillayar'ı kolye başlıklarına basarak insanların dini duygularını istismar
etmiş ve büyük satış rakamlarına ulaşmış. Hindistan'da halkın altın ve ziynet
eşyasına düşkünlüğünden yararlanan firma, bununla da kalmayarak bu ülkedeki
adını, dikkat çeksin diye şirket ismini Gold Quest diye değiştirmiş. Türkiye'de
ise Quest şeklinde faaliyet gösteriyor.
İRAN'DA 600 BİN KİŞİYİ
DOLANDIRMIŞ
Firmanın yaptığı en büyük vurgun
ise İran'da gerçekleşmiş. Yaklaşık 600 bin kişi zengin olma hayalı ile bu
firmaya üye olmuş. Daha sonra hükümetin yasaklaması ile Quest İran'daki
faaliyetlerine son vermek durumunda kalmış. Firma, yurt dışında topladığı
paraları garantiye almak için hemen Hong Kong'a aktarıyor.
Dünyada ve ülkemizde faaliyet
gösteren bu gibi firmalar MLM yani multi level marketing (çok kademeli
pazarlama) olarak adlandırılıyor. Vaat edilen saadet zincirinin üst
seviyesindeki bazı insanlar para kazanırken, üyelerin büyük çoğunluğunu
oluşturan orta seviye katılımcılar ise milyonlarca dolar zarara uğruyor. Hesaplandığında
katılan üyelerin yüzde 95'i zarar ederken, yüzde 3 gibi bir rakam az miktarda
kar ediyor, piramidin en tepesindeki yüzde ikilik kesim ise çok büyük para
kazanıyor. Söz konusu mutlu azınlığın önemli bir kısmı da firmayı kuranlardan
oluşuyor.
Sistem özetle şöyle işliyor: Üye
olacak kişiler önceden belirlenerek toplantılara davet ediliyor. Konuyu ağ
üyeleri dışında hiç kimseyle konuşmayacağınıza dair söz verdiriliyor. Üye
olacak kişiler daha sonra bin 750 dolar ödeyerek ağa dâhil ediliyor. Ağa yeni
iki üye kazandıran katılımcı, lider konumuna yükseltiliyor. Getirdiği her iki
üye başına 250 dolar alıyor. İlk başarısında 200 dolar ikramiye veriliyor.
CİHAN MUHABİRİNİN HONG KONG'DAKİ
İLGİNÇ BÜRO İZLENİMLERİ
Şirketin anavatanı Hong Kong'da,
iki irtibat merkezi var. Biri merkez, diğeri ise büro. Hong Kong adası,
Wan Chai bölgesindeki ofisi, aslında yok denilebilecek büyüklükte. Fenwick
Caddesi Jübilee Center 12. katta var olduklarını iddia ettikleri ofise, birçok
bar ve gece kulüpleri arasından, hayat kadınlarının müşterilerle pazarlık
yaptığı bir sokaktan geçerek varıyoruz. Firma yasal olarak var olmasına rağmen,
aslında sadece sanal ortamda mevcut ve bu ofis kolu çalışan birkaç görevlinin
girip çıkması için düşünülmüş. Kısa süre içerisinde binlerce dolar kazanma
vaadinde bulunan bir şirketin bu kadar küçük ve sıradan bir ofise sahip olması
biraz düşündürücü...
Kapısına gittiğinizde tabelalarda bulamadığımız ofisi asansöre binen ve
orada çalıştığını düşündüğümüz bir kişiyi takip ederek bulduk. İçeri
girdiğimizde öncelikle ışıltılı bir vitrin göze çarpıyor. Vitrinlerin
içerisinde Bernhard H. Mayer, Calvin Klein, Davidoff, Paco Rabanne ve F1 Race
ürünleri gibi lüks ürünler göze çarpıyor. Ancak bunların hepsi göz boyama için
yapılmış. Çünkü daha sonra bize verilen ürün kataloglarında ve internet sitesi
ürün yelpazesinde bu ürünlerin çoğu mevcut değil. Amezcua marka pozitif enerji
yayan ürünleri anlatmaya başlayan satıcı, çeşitli yorumlarla ürünün çok önemli
olduğunu ve vücuda çok faydası olduğunu iddia ediyor.
Oysa bize verdikleri ürün kataloglarını incelediğimizde, ürünün size vaat
ettiği şeyler somut değil. Yani, "faydası olmuştur, olabilir, katkı
sağlar" gibi yuvarlak ifadelerle dolu. Broşürlerde kesin bir ifadeye
rastlayamıyoruz. Örneğin Adıva Divine marka sahte mücevherler o kadar övülmüş
ki, sanki gerçek mücevher satılıyormuş gibi her şey abartılmış. Broşürlerde
gerçekmiş hissini veren fotoğraflar bir yana, göz boyamak için sahte mücevher
tarihi bile anlatılmış. Ofiste bilgi almak için uzun bir süre bekledikten sonra
bize adının Mark olduğu söyleyen Hint asıllı bir adam yanımıza geliyor ve ne
istediğimizi soruyor. Bilgi almak ve abone olmak istediğimizi söyleyince
şüpheli bakışlarla bizi süzdükten sonra küçük bir broşür çıkarıyor. Broşür,
Bio-Disk adı verilen ve içtiğimiz sulardaki negatif enerjiyi yok edip
temizleyen bir özelliğe sahip bir alet hakkında. Quest yetkilisi Mark, bize bu
ürünü uzun uzun anlatıyor. Suların nasıl kirlendiğini anlatan bir broşür
gösteriyor.
240 TL'LİK SU ARITMA
CİHAZINI 825 TL'YE SATIYOR
Broşürde suların kaynaktan
musluğa gelene kadar geçirdiği evreler gösterilmiş ve o kadar abartılmış ki,
yaklaşık on aşamadan geçen suyun son hali çok kirli ve flu bir fotoğrafla
sonlandırılmış. Halbuki gerçeği araştırdığımızda su arıtmadaki bu 10 evrenin
sadece 3 adet olduğunu öğreniyoruz. Diğerleri firma tarafından uydurulmuş.
Ürünü test edebilir miyiz? diye soruyoruz. Olumsuz cevap alıyor, ürünü ancak
abone olursak ya da abone olmadan fahiş bir fiyatla satın alırsak kullanabileceğimiz
söyleniyor. Ürünün fiyatını öğreniyoruz; tam 4290 Hong
Kong doları... Ürünün büyüklüğü ise bir limon dilimi kadar. Hesaplarımıza
göre yaklaşık 825 TL'ye tekabül ediyor. Eğer
piyasa araştırması yapmaz ve bu ürünü alırsanız çok büyük bir zarara uğruyorsunuz.
Nu-Clear adında bir firma aynı su arıtma aletini kullanarak ve aynı zamanda
ekstradan başka ürünler de ekleyerek oluşturduğu bir su arıtma cihazını sadece
240 TL'ye satıyor. Firmanın sattığı ürünleri Çin'in büyük ticaret sitesi
Alibaba.com'da da çok ucuz fiyatlara bulmak mümkün.
Bay Mark, özellikle büyük damacanalarda para vererek aldığımız suların da
çok tehlikeli olduğunu ve bu suları da içmeden önce sattıkları aletle arıtmak
gerektiği söylüyor. Damacana sularının broşürde gösterildiği gibi evrelerden
geçmediğini hatırlattığımızda sessiz kalıyor ve konuyu değiştiriyor. Ayrıca
büroda kullandıkları damacanada kendi sattıkları bu ürünü kullanmamaları dikkat
çekiyor. Bay Mark'a bu durumu da soruyoruz. Ofiste kullanmadıklarını ama kendi
evinde bu aleti kullandığını ve çok işe yaradığını söylüyor.
YIRTIK BERELİ QUEST YETKİLİSİ MARK, HAFTADA 15 BİN DOLAR KAZANDIĞINI İDDİA
EDİYOR
İçeride kaldığımız süre içerisinde gelen gidenin olmaması da çok dikkat
çekici. Firmanın içerisinde gezmek istiyoruz ama zaten gezecek çok bir şey yok.
Sadece birkaç vitrinden oluşan bir ürün yelpazesine sahip küçük bir salondan
ibaret. Özellikle bir vitrin dikkatimizi çekiyor. İçerisinde Hindu ve Uzakdoğu
dinlerine ait sembollerin bulunduğu kolye ve rozetler dikkatimizi çekiyor.
Aralarında Diana, Papa ve Hz. İsa'yı andıran figürlerin ve 'İsa'yı takip edin',
'Benim ışığımı takip eden karanlıkta kalmaz' gibi yazıların bulunduğu süs
eşyaları ve ayrıca Hıristiyan haçı şeklinde tasarlanan birçok kolyeler de
mevcut.
Hintli bir gazeteciyle bu oluşumun Hindistan ayağını da araştırdık.
Aldığımız cevaplar çok korkunç. Yapımında sadece 6 gram altın kullanılan ve
piyasa değeri 161 TL olan bu kolye başlıkları dini figürler basılarak
hazırlanıp, bu firma üzerinden satıldığında 842 TL gibi korkunç bir rakam
ortaya çıkıyor. Aynı malı Hindistan piyasasında 161 TL'ye bulabiliyorsunuz.
Bize bu işteki kar marjının çok yüksek olduğundan bahseden Mark, haftada 250
ile 15 bin ABD doları arası kâr edebileceğimizi söylüyor. Kendisinin bu işi kaç
yıldır yaptığını soruyoruz. Dokuz yıldır bu işin içinde olduğunu söylüyor ve
çok iyi para kazandığından bahsediyor. Ancak Hong Kong'da havaların şu günlerde
biraz soğuk olmasından dolayı giymiş olduğu bere yırtık. Yani dokuz yıldır bu
işin içinde olan ve haftada 15 bin dolar kazanma potansiyeline sahip birinin
yırtık, eski bir bereyle gezmesi düşündürücü.
|